istanbul protez saçkiralık bahis sitesitotobo üyelik
Saygı Öztürk

Saygı Öztürk

Mail: Saygi@sozcum.com

Vali Bey bu onuru da yaşattı

Kamu görevlileri bulundukları illerden ilginç anılarla ayrılır. Kimisi kalıcı, unutulmayan izler bırakır. Bazıları, o eserlerin nasıl yapıldığının da tanıklarıdır. Dönemin Valisi, Bilecik'in güzelliklerini ortaya koyan kartpostallar bastırdı. Şirketler kartpostallardan aldı. Elde edilen gelir ile Şeyh Edebâli'nin türbesi düzenlenecek, çevresi parka dönüştürülecekti. Gerisini, Onbaşı Hasan D. Subaşı'dan dinliyorum:

“Komutanım bana, ‘Valiyi nereden tanıyorsun?' dedi. Ben valiyi tanımadığımı söyledim. Ama vali birliğin önünde beni bekliyordu. Taburun kapısının önünde duran aracına ‘Gel kardeşim benim' diyerek bindirdi. ‘Kardeşim benim, Türbeler Müdürlüğü'nü aradım, buradaki türbeleri restore ettirmek istiyorum, bana bir uzman yollar mısınız?' dediğinde, müdür bey, ‘Sayın Valim, bizim danışmanımız sizin orada asker' dedi. Çok sevindim. ‘Şimdi ben seni çarşı izinlerinde alacağım, sen bana neler yapılması gerektiğini söyleyeceksin ben de yaptıracağım. Olur mu?' dedi.

ASKERLE BERABER

Türbelerin etrafı tam bir mezbelelik, dökülüyor. Vali beye, ‘Her anımı ayırmaya razıyım' dedim. ‘Buraya taş döşenmeli Sayın Valim' diyorum. Ertesi gün 1.500 asker taş döşüyor. ‘Buralar istinat duvarları ile taraçalandırılmalı' diyorum ertesi gün taş duvarlar örülmeye başlanıyor.

Nasıl bir beyefendi, nasıl güzel ve nazik bir insan tarifi mümkün değil. Ben ki İstanbul Fatih çocuğuyum, Valinin efendiliği karşısında ezildim. Askerliğim bitmeden Dursun Fakih türbesi tamamlandı. Edebâli Hazretleri'nin istinat duvarları da tamamlanmak üzereydi. Yalnızca alan genişletmesi için dolgu çalışmaları gerekiyordu. Bu arada bütün türbeleri valilik kamerası ile de kaydettik. Askerlik bitti ama yaptığım belgesel program için ben yine Bilecik'e gidip gelmeye devam ettim.

Bizim taka cip ile akşam İstanbul'dan yola çıkınca ancak sabaha doğru Bilecik'e ulaşıyor, cip içinde türbe önünde uyukluyorduk. Gün ışırken tek başına biri geldi. Doğruca yeni bitmiş olan istinat duvarlarına yöneldi. Musluğu açtı ve yeni betonlar çatlamasın diye mesai saatine kadar onları suladı. Tabii gizlice çektik bunu. Çünkü bu adam o vali idi.

UNUTULMASIN

Bir başka sefer gittiğimde dolgular bitirilmiş ağaçlandırılıyordu. Dev bir makine ağaç dikiyordu. ‘Sayın Valim çok güzel oluyor' dedim. ‘Öyle kardeşim ama bu makine için istediğim süre doldu. Sökülüp dikilebilecek ağaçlar uzak olduğundan zaman yetmedi. Üzülüyorum' karşılığını verdi.

‘Bir saniye Sayın Valim' dedim. Makine sahibi holding sahibine telefon ettik ve konuşmayı çekeceğimizi de belirttik. Durumu öğrenen iş adamı, ‘Sayın Valim, istediği işi bitince personelimi geri yollasın. İsterse makineyi hediye olarak bile kabul edebilir' dediğinde sevincini tahmin bile edemezsiniz.

Bugün Şeyh Edebâlî'yi ziyarete edenler araçlarıyla meydana kadar gidebiliyorsa, bir meydan varsa ve türbe civarı bu kadar güzel ise bu Vali Refik Arslan Öztürk'ün sayesindedir. Ola ki bu yazı ile Sayın Valimizin bilinemeyen bir yönü daha unutulmayanlar arasına girer. Allah rahmet eylesin.”

Kuşkusuz Bilecik'e kazandırılan o eserde jandarma komutanlarının, erlerin de alın teri vardır. El birliğiyle geçmişimize yakışır bir eseri, Devletimizin tek kuruşunu harcamadan kazandırdılar.

YOL ARKADAŞI

Mecit Altan Canbiçer, asker öğretmen olarak görev yaptığı Erzurum-Horasan'a tezkere almaya gidiyordu. Otobüste,  nereden bindiğini hatırlayamadığı bir beyefendi ile sohbet etmeye başladı. Ona, nereli olduğunu, ne iş yaptığını sordu. Aydın'da öğretmen olduğunu, askerlik nedeniyle Erzurum'a gittiğini belirtti. Canbiçer de, yol arkadaşına ne iş yaptığını sorduğunda yolculuğun Erzincan'a olduğunu, valilikte memur olduğunu söyledi. Gerisini Canbiçer'in yazdıklarından okuyalım:

“Molalarda dinlenme tesislerinde beraber kısa yürüyüşler yaptık. Erzincan'a giriş yaptığımızda ‘Öğretmenim Erzincan'a yolun düşerse beklerim' dedi. Ben de ‘Aydın'a gelirseniz beklerim' karşılığını verdim. Otobüs perona girdi, otobüse binen biri, inmek için ayağa kalkan yol arkadaşıma ‘Sayın Valim hoş geldiniz' dediğinde dondum kaldım. Yanımdaki yol arkadaşım meğerse Erzincan valisiymiş. Yolcular şaşkın, kaptan koştu geldi ‘Sayın valim neden söylemediniz?'

‘Ben de herkes gibi yolcuyum, neden söyleyeyim' diyerek otobüsten indi. Dönemin Erzincan valisi Refik Arslan Öztürk daha sonra Manisa valiliği yaptı. Yaşadığım bu hatıradaki kişi vefat etmiş. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.”

İNSANA SAYGI

Niğde'de görevli Dr. Ergür Güven, “Sayın Valimiz merhum Refik Arslan Öztürk ile yaşamış olduğum iki diyalog, bende halâ unutamayacağım çok anlamlı ve mutlu izler taşımaktadır. Adaletin ve insana saygının adıdır Refik Arslan Öztürk. Eşine az rastlanır (hatta bu devirde  rastlanılmayacak) bir devlet adamını 15 Kasım 2020'de sonsuzluğa uğurladınız.”

Binlerce anı, binlerce ileti. İnsanımızın kadir-kıymet bildiğini bir kez daha gösterdin canım abim. Bunları bize yaşattığın için sana binlerce teşekkür ediyoruz.

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar