Güneri Civaoğlu

Güneri Civaoğlu

Mail: guneri@civaoglu.com

Suriye’de seçim tiyatrosu

Suriye’de art arda 3 dönem Başkanlık yapan Beşar Esad 4’üncü dönem için de adaylığını koydu.

Seçileceği “banko” olan Beşar Esad 21 yıllık iktidarına bir 7 yıl daha ekliyor.

3 Mayıs’ta Anayasa Mahkemesi Esad’ın adaylığını onayladı(!)

Sanki “onaylamamak” elindeymiş gibi!..

26 Mayıs’ta yapılacak seçim sonucu için Fransa, İngiltere ve ABD şimdiden “Tanımayacağız” açıklamasını yaptılar.

Batı medyasında da bu seçimlerle dalga geçiliyor.

Suriye’de seçim tiyatrosu

“Saçmalık...”

“Kötü tiyatro...”

KUKLALAR

26 Mayıs’ta kurulacak sandıklara sözüm ona “gerçeklik” görüntüsü vermek için Beşar Esad’a karşı yarışacak iki “kukla aday” gösterilmekte.

Onların da adaylıkları -elbette Esad’ın işaretiyle- Anayasa Mahkemesi tarafından onaylandı.

Adaylardan biri 2016-2020 yılları arasında Beşar Esad’ın Devlet Bakanı olarak hizmet veren Abdallah Salloum Abdallah...

Diğeri ise BM’nin himayesinde Cenevre’de “savaştan çıkış yolunu bulmakla görevli” müzakerelere Suriye adına katılan Marei...

Seçim yasasında “Başkan adaylarının ülkede son 10 yıl boyunca kalıcı olarak yaşamış olmak” şartı var.

Böylece “sürgündeki muhalefet” seçimlerden fiilen dışlanmış oluyor.

Öte yandan...

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in sözcüsü de “doğrudan” değil ama diplomatik dille “dolaylı” olarak “Bu seçim tanınamaz” mesajını verdi.

Suriye’de seçim tiyatrosu

SEÇİM TAVİZLERİ

Göstermelik seçimde Beşar’a gene yüzde 90 dolaylarında oy çıkması (!!) bekleniyor.

Beşar Esad halkın “milli duygularına” oynuyor.

“400 bin cana mal olan iç savaşta yitirilen toprakların 3’te 2’sini geri aldığını” söylüyor.

Ayrıca...

“Terör eylemlerini” kapsayan bir af çıkardı.

“Asker kaçakları” da affedildi.

Para cezası karşılığında kaçakçılık ve insan ticareti yapmaktan suçlu tutuklular da af kapsamında.

“Ekonomik sıkıntılar” nedeniyle artan hoşnutsuzluğa karşı “ücret artışı” yaptı.

“Düşük faizli krediler” gibi bir dizi ikramda bulundu.

Terhis edilmiş subayalar ve iktidara bağlı Milis liderleri “özel sektör girişimcilerine” dönüştürüldü.

5 Mayıs tarihli Le Monde gazetesine göre Ankara’nın inisiyatifiyle oluşturulan ve hükümetin yanı sıra muhalefet temsilcilerinin de katıldığı “yeni anayasa çalışma grubu” felç halinde.

Rejim temsilcilerinin engellemesi nedeniyle tek bir madde dahi yazılamadı.

....................

21.yüzyılda böyle bir seçim dramı, utanç vericidir.

2000 yıl önce bir süre Suriye’nin de yönetiminde kalan Likya’daki demokrasi çok daha ileriydi.

Sayfamda bu konuyu da sunuyorum.

AB’ye Anadolu ilhamı

Avrupa kıtasının adı Anadolu kökenlidir.

Mitolojiye göre Tanrı Zeus Finike kıyılarından Prenses Europa’yı kaçırmıştı.

Prenses, kaçırıldığı ana karaya adını vermişti.

“Europa (Avrupa)...”

Buna “Mitoloji masalı” denebilir.

O zaman “mitolojiyle tarihi harmanlayarak” bir cevap daha...

“Antalya ile Fethiye arasındaki coğrafyada yüzlerce yıl yaşayan Likya’nın krallarından Sapheredon’un annesidir Europa.”

....................

Suriye’de seçim tiyatrosu

Bu bir tarih sohbeti değil.

Çok daha önemlisi, Türkiye’nin AB üyeliğine dönük itirazlara ve eleştirilere karşı öne sürülebilecek değerli bir anlatım olmasıdır.

Akademisyen Kader Sevinç (*) yıllardır Brüksel’de...

Karşı karşıya kaldığı şöyle sorulara işaret ediyor.

“- Türkiye gerçekten AB yapısına uyum sağlayabilir mi?”

“- Türkiye, Avrupalı mı?”

“- Kültürel ve tarihsel mirası Avrupa’dan kopuk değil mi?”

Kader Sevinç işte bu sorularla Türkiye karşıtlığını ortaya koyan kesimlere şöyle cevap veriyor:

“Tarihin derinliklerinden bize göz kırpan bir Anadolu uygarlığı anlamlı yanıttır... Antik çağ Likya uygarlığı, diğer adıyla ışık ülkesidir.”

Suriye’de seçim tiyatrosu

AB’YE VE ABD’YE İLHAM

Demokrasiye ilham kaynağı olarak “kadim Atina” gösterilir.

Kader Sevinç’in AB ve Johns Hopkins gibi üniversitelerde yaptığı konuşmalardan satırlarla devam...

Likya Birliği 23 kent devletinden oluşuyordu.

“Teke Yarımadası” olarak adlandırılan Antalya ile Fethiye Körfezleri arasındaydı.

M.Ö. 107’de savaşla değil “devletlerin ortak iradesiyle” kurulmuş ve 100 yıl sürmüştür.

...................

1  Antik Atina demokrasisi “eşitlikçi” değildi, “seçkinci” bir yapıya sahipti.

300 bin nüfusunun yarısı köleydi.

Kalanın yarısı kadındı.

75 bin erkek oy kullanabiliyordu.

Savaşlarla bu erkek nüfus zaman zaman 40-50 bine düşüyordu.

Likya’da ise bütün yurttaşlar eşitti, kadın erkek hepsi oy kullanabiliyordu.

2 Atina demokrasisi kadınları yok sayarken Likya’da kadına büyük önem veriliyordu.

Bazı kaynaklar örneğin tarihçi Herodot “Likya’da soyun anne üzerinden yürüdüğüne” işaret etmiştir.

3 Likya’da Atina’nın tam tersi kadının toplumsal statüsü yüksekti.

Parlamentoya seçilebiliyor hatta parlamento başkanı olabiliyor, yönetsel önemli görevlere de gelebiliyordu.

4 Atina demokrasisi “çoğulcu...”

Likya demokrasisi ise “çoğulcu” değil “çoğunlukçu...”ydu.

5 Likya Birliği’nde başkan 1 yıllığına seçiliyor, aynı şehirden üst üste ikinci kez başkan seçilemiyordu.

Atina demokrasisinde böyle bir sınırlama yoktu.

......................

Montesquieu “Yasaların Ruhu” eserinde şöyle der:

“Bana sorarsanız ‘Bugüne kadar gelmiş geçmiş en mükemmel cumhuriyet hangisidir?’ diye, size Likya Birliği’ni gösteririm.”

ABD Anayasası tartışmaları sırasında Alexander Hamilton, James Madison’un, ABD’nin ilk Başkanı George Washington’un da konuşmalarında “Likya Birliği” bir model olarak “referans” gösterilmiştir.

...................

Türkiye’nin AB ile ilişkilerinde bu gibi “entelektüel” dosyaları geliştirmesinde büyük fayda var.

...................

(*) Kader Sevinç, AP Sosyal Demokrat ve Sosyalist Grup Yürütme Kurulu Üyesi ve CHP’nin AB Temsilcisi’dir. Brüksel Şiir Kolektifi ve PEN Belçika üyesidir.

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
hotmail kaydolücretsiz netflix hesaplarıDream League Soccer 2021 APKyoutube mp3 indirturbobet