Antalya
BIST5004.03
DOLAR18.6488
EURO19.6958
ALTIN1078.0
BTC/USD17155.94
Soner Yalçın

Soner Yalçın

Mail: [email protected]

İsim merkezli siyasetin sonu

Israrla dünyanın dört yanından örnekler yazıyorum…

Bugün sol partilerin İtalya'da neden başarısız olduğu üzerinde duracağım:

Ekonomi profesörü Romano Prodi önderliğinde 1995'te kurulan ve ülkeyi 1996 ve 2008 yılları arasında yöneten merkez sol/ Zeytin Ağacı ittifakına ne oldu? Ne oldu da “aşırı sağ” bu seçimde iktidara geldi?

Şöyle ki:

O dönem Prodi, 1921 yılından bu yana parlamento seçimlerinde birinci gelen ve muhalefetin meclis desteğine ihtiyaç duymadan hükümet kurmayı başaran ilk solcu hükümeti kurmuştu. İttifak ortağı eski komünistler yarım yüzyıldan beri ilk kez hükümetteydi. Burayı biraz açayım:

Aldığı (yüzde 34.4) oyla (ki o seçimde tüm solun oyu yüzde 49.7 idi) Avrupa'nın en büyüğü olan İtalya Komünist Partisi, Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla (zaten bahaneye bakıyordu) Şubat 1991'de ismini değiştirdi: Sol Demokratik Parti/PDS.

PDS, 1993'de AB çatısı altında sosyal demokratların bir araya geldiği Avrupa Sosyalistler Partisi'ne katıldı.

Bir yıl sonra İlericiler İttifakı'nı kurdu: Komünist Yeniden Kuruluş Partisi, Yeşiller Federasyonu, İtalyan Sosyalistler Partisi, Sosyalist Yeniden Doğuş, Hıristiyan Demokratlar içindeki solcular, Mafya karşıtı AG, Sol Demokrat vd.

Bu ittifakı bir yıl sonra kurulan Zeytin Ağacı “masası” takip etti. Tekrar ediyorum; böylesine geniş merkez ittifak neden başarısız oldu? Yanıt için, size bu ittifakın kurucusu Romano Prodi'den biraz bahsetmeliyim:

Prodi, Zeytin Ağacı'nı kurmadan hemen önce ABD'nin en büyük küresel finans şirketlerinden Goldman Sachs ile çalışıyordu! Ki, Goldman Sachs International'in de kıdemli danışmanıydı…

İtalya'da 1990'lar başında ağır ekonomik-politik kriz vardı. Merkez Bankası Başkanı Carlo Ciampi tarafından teknokratlar hükümeti kuruldu.

Prodi, kamu özelleştirmelerinin denetlenmesinden sorumlu oldu! Siemens ve Unilever şirketleriyle “derin ilişkileri” yüzünden iki kez soruşturma geçirdi. Prodi'nin eski işvereni Goldman Sachs'ın, her iki anlaşmada da yer alması şaşırtıcı mı?(Roma Savcısı Giuseppe Geremia, Prodi hakkında yeterli kanıt olduğu sonucuna vardı. Ancak dava hemen kapatılırken, Savcı Geremia sürgün edildi!)

Ardından… Küresel medyada reklam içerikli “haberler” ile neoliberal ekonomik programı çok övülen Prodi, Zeytin Ağacı ittifakıyla başbakanlık koltuğuna oturtuldu.

İktidarda fazla kalamadı; Prodi'nin gerçek yüzünü öğrenen Komünist Yeniden Kuruluş Partisi hükümetten desteğini çekti.

Prodi koltuksuz kalmadı; Avrupa Komisyonu Başkanı yapıldı! Çok geçmedi: 2006 yılında solcular ile tekrar ittifak yaparak yine başbakanlığa getirildi. Bu kez de

ABD'nin Irak ve Afganistan politikalarına asker desteği verdiği için solcular tarafından düşürüldü.

Sol, Prodi'yi bile bile niçin hep iktidara taşıdı? Tek sebebi vardı; “aman aşırı sağcılar iktidar olmasın!”

Sonuçta:

Eski komünistler, sosyalistler, sosyal demokratlar iktidarı, (Goldman Sachs'ın çöktüğü yıl) 2008'de Silvio Berlusconi liderliğindeki aşırı sağ ittifaka kaptırdı!

Prodi siyasetten ayrıldı; Rockefeller, Gates, Carnegie, Ford gibi vakıfların destek verdiği Aspen Enstitüsü'nde görev yapmaya başladı. (Kurduğu Demokrat Parti, son seçimde solu yine bir çatı altında birleştirmesine rağmen yüzde 19 oy alabildi. Halktan kopuk siyaset yıllar içinde oyları eritmişti.)

Siz hâlâ “İtalyan halkı ‘aşırı sağ' partileri iktidara nasıl taşıdı” diye mi soruyorsunuz?

Diyorum ki; hangi isim değil, hangi program?

Avrupa'nın en büyük oy kitlesine sahip İtalyan solunu neoliberal programlar eritti.

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar