Saygı Öztürk

Saygı Öztürk

Mail: Saygi@sozcum.com

Güriş'in patronu Yamantürk, siyasetçilerden ne istedi

Rize'nin Çamlıhemşin ilçesine bağlı Ortan köyünde doğdu ama, köyüne 28 kilometre uzaklıkta olan denizi ilk kez 11 yaşında gördü. İlkokulun ilk 3 sınıfını köyünde okudu, 4 ve 5'nci sınıf olmadığı için eğitimine bir yıl ara verdikten sonra başka köyde tamamlayabildi. Çevrede ortaokul olmadığı için yatılı olarak Erzurum'da ortaokul ve liseyi okudu. Köyünden, Ankara'ya tam 8,5 günde gelebilmişti. İstanbul Teknik Üniversitesi sınavını kazandı. Staj için Ankara'ya geldiğinde cebinde sadece 10 kuruş vardı.

Cumhuriyet'ten önce Hereke'de halı, Feshane'de kumaş, Beykoz'da ayakkabı fabrikası vardı. “Osmanlı'dan Türkiye'ye kalan buydu” diyor, kefen bezinin bile ithal edildiğini hatırlatıyor. “Atatürk böyle bir ülke devraldı. Ona niçin küfrediyorlar anlamıyorum” diyor. Güriş Holding'in kurucusu duayen sanayici İdris Yamantürk, 95 yaşında vefat etti. Vefatından önce kendisiyle sohbetimizde ilginç konular anlatmıştı..

HARAM LOKMA GİRMESİN

Üniversitede ilk bursu Sümerbank'tan aldığı 60 lira, ancak yurt ücretiydi. Yurtta kalana harçlık olarak ayrıca 5 lira veriliyordu. Üniversite son sınıfta elektrik hatlarını çeken şantiyede, şef Raşit Tuğrul'un yanında çalışmaya başladı. 1956'da çelik silo yapan ABD firmasında 2 bin lira aylıkla çalışıyordu. “Büyük paraydı” diyor.

4 ay çalıştıktan sonra kendi işini kurmaya karar verdiğinde eşi Türkan Hanım'a, “Bak, iyi para kazanıyorum. Kendi işimi kurduğumda zarar da edebilirim, geçinebilmek için bakkallık da yapabilirim. Buna razı mısın?” diyor. Onun cevabı, “Evime haram lokma girmesin de ne yaparsan yap” oldu. İdris Bey, ilk firmasını kurduğunda Devlet Su İşleri'nden iş almıştı. Ama ne kamyonu, ne kompresörü vardı. Buna rağmen zarar etmedi. İdris Yamantürk, yaşadığı yaman süreci şöyle anlatıyor:

HADİ MEZARLIĞA GİDELİM

“İnanın, haftada 7 gün, günde en az 12 saat çalışıyordum. Mezuniyetimden ancak 15 sene sonra yıllık izne çıktım. Aslında o zaman da çıkıyordum ama yıllık iznimi başka bir işte çalışarak geçiriyordum. Eşim ‘çok çalıştığımı' söyleyince, ona ‘Gel mezarlığa gidelim, kimsenin mezar taşının üzerinde çok çalıştığı için öldüğü yazmaz' dedim. Allah iş hayatında da bana hep yardım etti, hala da ediyor. Bugün de haftada 5 gün çalışıp, iki gün tatil yapmak bana zor geliyor. Böyle bir lüksümüz olmamalı.”

TANIMAZSANIZ DA ALIYORDUNUZ

İşlerini oğulları Tevfik ve Müşfik Yamantürk'e bırakmasına rağmen, baba İdris Yamantürk saat 07.30'da işyerinde oluyordu. İdris Bey'in tam 36 yıldır yol arkadaşı olan Ramazan Kara da, onun çalışma temposuna kendisini uydurmuştu. Yamantürk'ün şirketi Çelik üretimi başta olmak üzere ABD ve Avrupa ülkelerine önemli sanayi ürünleri ihraç ediyor. Yurtiçinde, Ukrayna, Kosova, Belarus'ta rüzgar enerjisi santralleri var. Germencik'te jeo termal enerji üretip satıyorlar. İdris Bey, takım arkadaşlarıyla tarımla ilgili bir proje üzerinde çalışıyordu. “İyi ki 15 yıl önce müteahhitliği bırakmışım” diyor. Yamantürk, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Eskinin büyük müteahhitleri işi bıraktı. Günümüzde müteahhit sayıları da arttı. İnanın, DSİ'den iş almama rağmen, dönemin DSİ Genel Müdürüyle şahsen tanışmazdık. İhale almak için genel müdürü, bakanı tanımanıza gerek yoktu”

“ATATÜRK'E BOÇLUYUZ”

Odasında, gazetemiz SÖZCÜ'nün 30 Ağustos'ta verdiği Atatürk'lü poster  asılı. Çanakkale'de Atatürk'ü yok sayanlara yabancı revlet adamlarının cevabı var. Atatürk ve başta olmak üzere ülkemizi kurtaran herkese minnet duyduğunu anlatan Yamantürk, o gün bana şunları anlatmıştı:

“Atatürk'e milyonlarca kere Allah rahmet eylesin. O, dönemin en iyi teknolojisiyle fabrikalar kurmuş. Kimsenin düşünmediği, hatta hayal etmediği işler yapmış. Atatürk, İsmet İnönü, Celal Bayar hepsi müstesna insanlardı.”

Güriş'in bir özelliği de işe başlayanın emekli oluncaya kadar çıkarılmaması. Bugün, işyerlerinde 45 yıldır çalışanlar vardı. Yamantürk, “Niye çıkarayım? Biz kazanacağız diye milleti sokağa salamayız” görüşünde olan birisiydi.

SÖZCÜ OKURUYDU

Siyasi konulara girmiyor. Ama o konuda şunu da söylemeden edemiyordu:”Türkiye, yüksek sesle konuşmayı bırakmalıdır. Birbirimizle konuşmalıyız. Bunu ülkemizde huzur ve güvenin sağlanması için yapmak zorundayız.”

Koranaya yakalandı. Tedavisi iyi gidiyordu. “Hastaneden çıkınca Kemer'e gideceğim” diyordu.  Kemer'de oteli de farklıydı. Otelde Cumhuriyet Caddesi, Atatürk Meydanı bulunuyordu. Evlatlarından ayırt etmediği otelin Genel Müdürü Fikret Demirtürk'ün, Necati Bey'in misafiri olacaktı. Ama gitmek kısmet olmadı. Hiç beklenmedik anda hayata veda etti.

Oğulları Tefvik ve Müşfik Yamantürk'e son nasihatı, “Allah'ı ve Atatürk'ü unutmayın” oldu. Onlar babalarını, atalarını, garibanlar bir hayırseveri, biz de çok iyi bir SÖZCÜ okurunu kaybettik. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun…

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
hotmail kaydolücretsiz netflix hesaplarıDream League Soccer 2021 APKyoutube mp3 indirturbobet