Antalya
BIST4976.55
DOLAR18.811
EURO20.4556
ALTIN1165.1
BTC/USD23124.894
Can Ataklı

Can Ataklı

Mail: [email protected]

Bir de Milli Takım gidebilseydi

BUNU YAZMAK GEREK

 

Bu yıl Katar’da yapılan Dünya Kupası finalleri büyük sürprizlerle devam ediyor.

Kimin aklına Suudi Arabistan’ın Arjantin’i yeneceği gelirdi.

Ama oldu, Suudiler Arjantin’i 2-1 yendi.

Japonya’nın Alman tankını devireceği de pek akla gelmezdi.

Oysa Japonlar maçı 2-1 kazandı.

İngiltere’ye 6-2 yenilen İran’ın Galler karşısında hiç şansının olmadığını sanılıyordu.

Oysa İran üstelik uzatmalarda iki gol atarak tahminleri alt üst etti.

Bakalım finaller bitene kadar daha ne sürprizlerle karşılaşacağız.

Tabii bu yıl Dünya Kupası sadece maç sonuçlarıyla konuşulmuyor.

Katar’ın yasakları, protestolar, gizli eylemler, olağanüstü lüks ve ihtişam futboldan daha fazla ilgi görüyor.

Katar deneyiminden yola çıkarak bu tür turnuvalar bundan sonra Müslüman ülkelerde yapılır mı onu bilemiyorum, ama bana düşük ihtimal olarak geliyor.

İçki yasakları, bırakın seyircileri, finallere katılan takımların antrenörlerin bile kıyafetlerine karışılması bir taraftan çok komik bulunurken öte taraftan büyük tepki yaratıyor.

Gelelim Katar’daki Dünya Kupası organizasyonunun bizi ilgilendiren tarafına.

Türkiye bu Dünya Kupası finallerindeki varlığını güçlü biçimde hissettiriyor.

Öncelikle açılış törenine Cumhurbaşkanı düzeyinde katıldık.

AKP Genel Başkanı Erdoğan Katar şeyhinin daveti üzerine açılış törenine ve verilen resepsiyona katıldı.

Burada 2013’ten bu yana “O adam Mısır’ın başında olduğu sürece asla ilişki kurmam” dediği Mısır devlet başkanı Sisi ile hararetli biçimde el sıkıştı, daha sonraki dostluk günleri için söz verdi.

Erdoğan’a bakanlar eşlik etti.

Türkiye’den güvenliği sağlamak üzere 3 bin 250 polis Katar’a gönderildi.

Bunların 3 bini çevik kuvvet ve takviye hazır kuvvet personeli, 100’ü özel harekat personeli, 50 bomba arama köpeği ve idarecisi, 30 çevik kuvvet köpeği ve idarecisi, 50 bomba uzmanı olarak görev yapıyor.

Polislerimiz 45 gün kalacakları Katar’dan “gayet güzel” para kazanarak dönecekler.

Katar’da sanatçı düzeyinde de temsil edildik.

Genç şarkıcı Zeynep Bastık bir maç öncesi statta sahne alarak muhteşem bir solo gösteri yaptı.

Futbolcu olarak da bu Dünya Kupasına katılımımız çok yüksek oldu.

Süper Lig’de oynayan 19 futbolcumuz kendi ülkelerinin milli takımlarında oynuyor bu finallerde.

Katar’da pek çok Türk firması da var, başta gıda firmaları olmak üzere hizmet sektöründe yer alan bir çok firma Dünya Kupası’na renk katıyor.

İş insanlarımızdan da Katar’a giden var.

Çok sayıda futbol fanatiği Türk izleyici de tribünlerde yerini aldığı gibi bayrağımızı da açıyor.

Kısacası, siyasetçisi, iş insanı, sanatçısı, işçisi, futbolcusu Türkiye’den pek çok kişi var Katar’da, ama tek eksiğimiz var.

O da Milli Takımımız!

Ne yazık ki bu dünya kupası finallerine yine gidemedik.

Bakalım 48 takımın katılacağı 2026 Dünya Kupasında olabilecek miyiz?

SORDUM ÖĞRENDİM

Dünya Kupasında 32 ülkenin milli takımları mücadele ediyor

Katar’daki dünya Kupası finalleri için 32 ülkenin milli takımı yeşil sahalara çıkıyor.

Bu kupa 32 ülkeli son organizasyon olacakmış, 2026’dan itibaren kupa finallerine 48 takım katılacak.

32 ülke arasında yer alamadık, bakalım 4 yıl sonra 48 takım arasına girmeyi başarabilecek miyiz?

Merak edenler için açıp baktım, “Katar’da hangi ülkeler mücadele ediyor?” diye.

İşte finallerdeki 32 ülke;

A Grubu: Katar, Hollanda, Senegal, Ekvador

B Grubu: İngiltere, ABD, İran, Galler

C Grubu: Arjantin, Meksika, Polonya, Suudi Arabistan

D Grubu: Fransa, Danimarka, Tunus, Avustralya

E Grubu: İspanya, Almanya, Japonya, Kosta Rika

F Grubu: Belçika, Hırvatistan, Fas, Kanada

G Grubu: Brezilya, İsviçre, Sırbistan, Kamerun

H Grubu: Portekiz, Uruguay, Güney Kore, Gana

BUNU YAZMAK GEREK

İşte Türkiye’de oynayıp Katar’da milli takımları için oynayan futbolcular

Katar’daki finallere katılan milli takımlarda oynayan futbolcuların pek çoğu kendi ülkelerinin dışındaki futbol kulüplerinde top koşturuyor.

Elbette Türkiye’den giden futbolcular da var.

İlginç olan şu; Katar’da mücadele eden 32 takımda en çok Türkiye’den giden futbolcu var.

Süper Lig’de oynayan 19 yabancı futbolcu şu an Katar’da kendi ülkelerinin milli takımı için mücadele ediyor.

Ben de kimler olduğunu merak edip sordum.

İşte Katar’da sahalara çıkan ve Türkiye’deki Süper Lig takımlarda oynayan futbolcular;

Uruguay: Fernando Muslera, Lucas Torreira (Galatasaray), Maxi Gomez (Trabzonspor),

Hollanda: Wout Weghorst (Beşiktaş).

İsviçre: Haris Seferovic (Galatasaray).

Kamerun: Georges-Kevin Nkoudou (Beşiktaş).

Fas: Romain Saiss (Beşiktaş).

Belçika: Dries Mertens (Galatasaray), Michy Batshuayi (Fenerbahçe).

ABD: Haji Wright (Antalyaspor).

Senegal: Famara Diedhiou (Alanyaspor).

Kosta Rika: Francisco Calvo (Konyaspor).

Kanada: Atiba Hutchinson (Beşiktaş), Samuel Adekugbe (Hatayspor).

Danimarka: Jens Stryger Larsen (Trabzonspor), Victor Nelsson (Galatasaray).

İran: Majid Hosseini, Ali Karimi (Kayserispor).

Ekvador: Enner Valencia (Fenerbahçe).

HOŞUMA GİDEN ŞEYLER 

Hayat bakış açısına göre bakın nasıl değişiyor

Yazarını bilmiyorum, bana da İstanbul Erkek Lisesi’ndeki dönem arkadaşlarımla kurduğumuz whatsapp grubundan geldi.

Herkesin hoşuna gideceğini ve ibret alacağını düşünerek sizlerle de paylaşmak istedim:

Yazar, evindeki çalışma odasına girdi, günlüğüne bir yıl içinde başından geçenleri yazdı:

■ Geçen yıl cerrahi bir ameliyat geçirdim.

■ Aylarca yatağa bağlı kaldım.

■ Atmış yaşına girdim.

■ Otuz yıl çalıştığım vazifemi terk ettim.

■ Geçirdiği araba kazası nedeniyle “oğlum fakültede sene kaybına uğradı.”

Sonunda şunu yazdı: Ne kötü bir yıldı!

İçeri giren karısı, kocasının günlüğe yazdıklarını gördü ve yazılanları okudu.

Dışarı çıkıp, bir süre sonra elindeki kâğıdı kocasının yazdığı günlüğün yanına bıraktı.

Adam kâğıda yazılanları okudu.

Şöyle yazıyordu:

  • Geçen yıl, uzun süre rahatsızlık veren hastalıktan kurtuldun.
  • Atmış yaşına sıhhat ve afiyetle girdin.
  • Yazmayı tasarladığın kitaplar için zaman bulmak maksadıyla emekli oldun.
  • Oğlumuz trafik kazasında ölümden döndü.

Yazı şöyle bitiyordu: “Allah, bize çok ikramda bulundu, ne güzel bir yıldı.”

Aslında her ikisi de aynı şeyleri yazmışlardı kağıtlarına.

Sadece bakış açısı farkı vardı.

Haydi düşünelim, hangi bakış açısını tercih edersiniz?

ÇOK GÜLDÜM

Bugün 3 pazar fıkramız var

Pazarın olmazsa olmazı fıkralar tabii ki yine Yıldırım Tuna’dan geldi.

O halde zaman yitirmeden okuyalım:

BATIYORUZ..

-Kaptan, anonsunuzu duyduk.. Batıyoruz, tamam da geminizde bir sürü tahlisiye sandalı var.. Hep beraber binip kurtulabiliriz.. Neden önce çocuklar ve kadınlar?..

-Abi dur.. Biliyoruz.. Mürettebat ve bazı erkek yolcularla oturup gizlice konuştuk, hiç olmazsa bi müddet şu karşıki adada kafamızı dinleyelim dedik de.. Bizim sandalda mangal ve nevale de var..!”

ARTTI  İŞTE

Adam çay ocağına girmiş,
“Bi orta kahve..” 
demiş çaycıya.

“Yirmi lira..” demiş çaycı..

“Yirmi mi?.. E geçen ay beş liraydı?..

“E bu gün yirmi..”

“Ama neden?..”

“Dur izah edeyim.. İnce hesap yaptım, benim kızın servis ücreti arttı, dört lira oradan geldi, evin elektriği arttı üç lira da oradan, akaryakıt zamlandı dört lira oradan, geçen bir ilaç gerekti, nerdeyse ceketimi aldılar dört lira da oradan bindi..”

Adam hak verir bir şekilde başını sallamış, sessizce cebinden yirmi lira çıkartıp uzatmış, kahveci parayı alıp beş lira geri vermiş..

“E yirmi dedin?.. Neden beş lirayı geri verdin ki?..”

“Ahh..” demiş çaycı, “Kardeş ocağa kahve alabilecek paramız  mı var?..”

AH ŞU ROBOTLAR

Profesör bir fabrikadaki konferansında  ‘Robotların hayatımıza katılması’ konusunda konuşma yaparken işçilerden biri “İşimi elimden aldı, onu alıp beni işten çıkardılar..” diye bağırmış..

“Ekonomi böyle çalışır..” diye cevap vermiş Profesör, “Konuya lütfen şahsi yaklaşmayın..”

“Tamam da..” demiş işçi, “O ahlaksız teneke bizim hanıma bir de  şiir yazıp göndermiş..”

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar